Çalan Şarkı

Radyo44

Yükleniyor..

Şu An Yayında

Yükleniyor..

Yükleniyor..

Şu An Yayında

Yükleniyor..

Yükleniyor..


Erol Evgin kimdir

Yazar: radyo44 || Tarih: 20 Mayıs 2019

Evlerin ışıkları bir bir yanarken, ne çok yol almış, ne çok şarkı söylemişken hala gençliğiyle göz dolduran, ölümsüz şarkıların sesi Erol Evgin’in hayat hikayesidir…

 

Hani böyle biyografiye başlarken diyorum ya, “Siz en çok hangi şarkısını seviyorsunuz?” diye. Yok, bu sefer karar veremedim. Yazarken de fark ettim ki, öylesine yaşanmış, öylesine gerçek ki her bir şarkı… Hele Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile enfes bir üçlü olup birbirlerini tamamladıkları dönemler… İnsan, “Ne olurdu, bir şarkı daha yapacak zamanları olsaymış…” demekten alamıyor kendini değil mi?

Fonda, “Gel de Bana Sor” var şimdi. “İşte Öyle Bir Şey” var, “Sevdan Olmasa” var… Siz de fona bir Erol Evgin şarkısı alın da başlayalım hadi. Bazen çekilmiyor hayat gerçekten sevda olmasa, ah bu şarkılar olmasa…

İşte öyle bir şey…

İyi ki doğdun Erol Evgin…

Çocukluğu

Erol, 16 Nisan 1947’de, İstanbul, Moda’da, Naciye ve Cevdet Evgin çiftinin beş çocuğundan dördüncüsü olarak dünyaya geldi. Ailesi bir kız çocukları olsun çok istiyordu. Erol da varlığını bu duruma borçlu olduğunu yıllar sonra verdiği bir röportajda, muzip bir dille aktaracaktı.

Erol’un çocuk yaşlarından beri hayali bir ses sanatçısı olmaktı. 3-5 yaşlarında başlamıştı bu hayal. Tangolar hayallerini öyle güzel süslüyordu ki, bu sesi bölen geleneksel bir Anadolu ailesinden gelen ve onu yaşatmanın hevesinde olan babası olacaktı. Cevdet Bey, belki oğlunun bu heveslerini başta bir çocuksu hal olarak değerlendirdi; ama yine de “Bileğinde bir altın bileziğin olsun evladım” değerinden hiç uzaklaşmadı. Annesi ise, kendisinin tanımıyla çok şefkatli, hiç eleştirmeyen bir kadındı. Erol, babasının gönlünü kazanırken, hayallerinin de peşinden gitmenin bir yolunu bulacaktı elbet…


Yorumlar

Yorum Yap

* E-Posta adresiniz diğer kişilere gösterilmeyecektir.